Stres tipi üriner inkontinansın tedavisinde cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi seçenekleri bulunmaktadır. İlk basamak konservatif yaklaşımlar olup, bunlar arasında en güçlü kanıta sahip ve en yaygın önerilen yöntem pelvik taban kas eğitimidir. Pelvik taban kaslarının düzenli olarak güçlendirilmesi, idrar kaçırma ataklarının sayısını ve kaçırılan idrar miktarını azaltabilmekte; çalışmalar, 3–6 aylık düzenli egzersiz programı sonrasında idrar kaçırma problemi olanların yaklaşık dörtte üçünde belirgin iyileşme veya tam düzelme sağlanabildiğini göstermektedir. Konservatif tedavinin diğer bileşenleri arasında kilo verme, vajinal destek cihazları, farmakolojik tedavi ve akupunktur yer almaktadır. Obez veya fazla kilolu kadınlarda kilo kaybı semptomların azalmasına katkı sağlayabilmektedir. Cerrahi dışı yöntemlerle yeterli yanıt alınamayan veya semptomları yaşam kalitesini belirgin etkileyen hastalarda ise üretral dolgu enjeksiyonları, Burch kolposüspansiyonu (mesane boynu her iki taraftaki destekleyici pelvik bağlara dikişlerle asılarak üretraya destek sağlanır), pubovajinal sling (İdrar kanalının (üretranın) altına sentetik materyal yerine hastanın kendi karın duvarı veya bacağından alınan doğal dokular yerleştirilerek destek sağlanır) ve günümüzde yüksek başarı oranı, minimal invaziv yapısı ve düşük komplikasyon riski nedeniyle en sık tercih edilen cerrahi yöntem olan midüretral sling operasyonları (Üretra altına yerleştirilen sentetik bir bant ile destek sağlanarak idrar kaçırma önlenir) uygulanabilmektedir.
